|
Alanya'nın Tarihçesi Alanya'nın kuzey
doğusundaki Kadirini Mağarası'nda bulunan insan kemikleri ve aletler, Alanya'da
yaşamın karanlık çağlarda başladığını göstermektedir. Hititler M.Ö XlV.
asrın ilk yarısında Pamphylien ve Kilikiyen'i fethetmişlerdi. Çok iyi coğrafi
konumu ve kolay korunabilir limanı yüzünden bu yöre bütün dönemlerde korsan!arın
ve isyancıların sığınma limanı olmuştur. Roma senatosu tarafından
görevlendirilen Pompeius M.O 65 yılında ilk önce bütün korsan kalelerini yıktı
ve akabinde Caracesium önünde yapılan bir deniz savaşında bütün korsan filosunu
imha etti. O dönemde bölgeye hükmeden Romalıllar Cesar'ın ölümünden sonra
bölgenin yönetimini Antonius'a devrettiler. Antoniusta Caracesium'u Mısır
Kraliçesi Kleopatra ya evlilik hediyesi olarak verdi. Kleopatra'nın
bölgedeki sedir ağaçlarını gemi yapımı için Mısır'a götürdüğü bilinmektedir.
Tahminlere göre Caracesium'da Pamhylien'deki diğer komşu şehirlerle beraber
Hiristiyanlık dinine geçtiği sanılmaktadır. Kaledeki kilise de bu döneme aittir.
Bu dönemde şehrin adı "Kolonoras - Güzel dağlı olarak değiştirilmiştir.
Alanya Kalesi Yüzyıllardan beri sağlam
kalmanın haşmeti ile Selçuklular döneminin en önemli yapıtıdır. Kale 1225
yılında Romalılardan kalan eski kalenin üzerine Selçuklu Sultanı Alaaddin
Keykubat tarafından inşaa ettirilmiştir. Kale içinde bulunan Ayayorgi Kilisesi,
Kanuni Sultan Süleyman Camii, Akşabe Sultan Türbesi, Sitti Zeyneb Türbesi,
Selçuklu Hamamı, Pazar yeri, Antik Pazarı, Sultan Alaaddin Yalısı, Fener Kulesi
adam atma Kulesi ve zindanları ile tarihi bir zenginlik eseridir. Alanya'ya
bugünkü adı 1933 senesinde Mustafa Kemal Atatürk tarafından verilmiştir.
Geçmişte birçok topluma ve kültüre ev sahipliği yapmış olan Alanya gezilmeye
değer antik şehirleri, harabeleri, cami ve medreseleri ve tersanesi ile
gerçekten bir tarih cennetidir.
Kızıl Kule Sahil sınırlarının kuzey
surları ile buluştuğu noktada kurulmuştur. Kule içindeki yazılarda belirtildiği
şekilde kule 1225 -1227 yıllarında Alaaddin Keykubat'ın görevlendirdiği Mimar
Ebu Ali tarafından inşaa edilmiştir. Sekiz köşe olarak yapılan kule 29 m çapında
ve 33 m yüksekliğindedir. Dışarıdan ihtişamsız bir görünüşe sahip olan kule
gerçekte içeride çok ince tasarımlanmış 5 katlı bir yapıya sahiptir. Tophane
olarak anılan kule 12 m yüksekliktedir ve sağlam kayalar üzerine kare şeklinde
inşaa edilmiştir. Alt kattaki odalarının denize ve karaya bakan pencereleri
vardır. Muhafızların içme suyunu sağlayan sarnıç hala kullanılabilir durumdadır.
Tersanenin güneyindeki iki katlı kule denizden ve karadan gelecek saldırılara
karşı müdafaa amaçlı yapılmıştır.
|

|